Saadet Partısı Kadın Kollarından Basın Açılaması

*Türkiye’nin NATO’ya girişinin 60. *Yıldönümünde münasebetiyle *SaadetPartisi İstanbul İl Kadın Kolları* Malatya Kürecik’te kurulan Füze Kalkanı Radar Üssüne hayır demek için basın açıklaması düzenledi.*Basın metnini okuyan;*Nagehan Gül ASİLTÜRK*un basın açıklması.

Sayın Basın Mensupları, Değerli Katılımcılar

Bugün 18 Şubat 2012

Türkiye’nin NATO’ya girişinin 60. Yıldönümünde NATO’YA HAYIR! NATO ÜSLERİNE HAYIR! NATO’NUN FÜZE KALKANINA HAYIR! demek için buraya toplanmış bulunuyoruz.
Sovyetler Birliği tehdidine karşı kurulduğu belirtilen sözde savunma paktı NATO, Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra, varlığını meşrulaştırmak için yeni düşman, yeni tehdit olarak İngiltere eski Başbakan’ı Margaret Thatcher’in ifadesiyle kendisine yeni düşman olarak İslam dünyasını belirlemiştir. Irkçı emperyalizmin araçlarından biri haline gelen, kılıfına uydurarak planlı bir şekilde darbeler, suikastlar, işgaller, katliamlar gerçekleştiren NATO’nun, 21. Yüzyılda tehdit algısı kırmızıdan yeşile dönüşmüştür. NATO “Uluslar arası Terörle Mücadele” adı altında aslında İslam dünyası ile mücadele etmektedir. Bunun kararını 1990’da İskoçya’daki toplantısında alan NATO, bir savunma paktı değil saldırı kuruluşudur. Önümüzde ki 10 yıl için uygulanması kararlaştırılan “Stratejik Konsept” ile NATO acaba daha hangi kanlı değişimleri planlıyor asıl bu merak konusudur. Yeni demokrasi! projelerini daha doğrusu yeni savaş projelerini hangi bölgelerde uygulamaya koyacaklar, kaç milyon insanın kanı üzerinden demokrasi! pazarlayacaklar dikkat edilmesi gereken nokta burasıdır.

Acziyet ve aymazlık içerisinde “NATO’nun misyon, ilke ve itibarının korunmasının öncelikli” olduğunu belirten idarecilerimize asli görevlerinin NATO’nun değil Türkiye’nin itibarının ve güvenliğinin korunması olduğunu hatırlatırız.

Türkiye’yi kanlı bir maceraya sürükleyecek olan füze kalkanının, ülkemiz topraklarına yerleştirilmesini kamuoyundan yükselen tepkilere rağmen kabul eden, hatta NATO Genel Sekreteri Rasmussen’e göre Türkiye adına talep eden AKP iktidarı, dost ve düşman algısını Amerikan ve İsrail çıkarlarına göre belirleme gafletini sürdürmektedir. İdarecilerimizin, Irkçı emperyalizmin Truvatı olarak gördüğü Türkiye’nin yalnızlaştırıldığını, açık hedef haline getirildiğini görmeleri için gözlerinin önündeki sis perdelerini kaldırmaları gerekmektedir.

Darbeleri, suikastları, derin devlet bilmecesini masaya yatırıyormuş gibi yapan hükümet, fotoğrafın bütününe iyice bakmalı gerçeklerle yüzleşme cesaretini göstermelidir. Çünkü çözülmesi gereken düğümün ucu, üyesi olduğu ülkelerde “gizli özel harekât daireleri” oluşturan, “Gladio” adı ile anılan birimler kuran, Siyonizm’in güdümündeki NATO’ya kadar uzanmaktadır. Brüksel NATO karargâhında “Denizlerin Güvenliği” konulu basına kapalı gerçekleştirilen Askeri Komite toplantısına, NATO üyesi olmayan İsrail’in Genel Kurmay Başkanı Gabi Aşkanazi’nin de katılmış olması, NATO’nun aslında kime hizmet etmek maksadıyla kurulduğunun ispatıdır.

Hükümete soruyoruz; Türkiye olarak, askeri tesislerine casus Heronlar gönderen, insani yardım gemisi Mavi Marmara’ya saldırarak 9 insanımızı şehit eden sabıkalı İsrail ile strateji belirleyen NATO üyeliğinde kalmayı ve hizmetkârlığı sürdürecek miyiz?
Malatya Kürecik’te kurulan Füze Kalkanı Radar Üssünden elde edilecek istihbaratın NATO üyesi olmayan İsrail ile paylaşacağının resmen ilan edilmesine rağmen Füze Savunma Sisteminin faaliyetleri hala sürdürülecek mi?

Necip milletimize sesleniyoruz; “Çanakkale geçilmez” dedirten ecdadın torunları olarak Ortadoğu’da, Kafkaslar’da, Avrasya bölgesinde güvenirliliğini yitirmiş, yalnızlaştırılmış, medeniyet değerlerinden kopartılmış, sadece ABD, NATO, AB politikalarına bağımlı bırakılmış, hatta bölünmüş parçalanmış bir Türkiye istemiyorsak, semalarında nükleer başlıklı füzelerin çarpıştığı can ve mal güvenliğinin kalmadığı, ağır tahribata uğramış bir ülke istemiyorsak, bu gidişata hep birlikte dur diyelim, itirazlarımızı yükseltelim… Bu bağlamda Saadet Partisi olarak, pek çok il ve ilçe teşkilatlarımızda daha ilk günden başlatılan “Füze Kalkanına Hayır” imza kampanyamızı biz Saadet Partisi İstanbul İl Kadın Kolları olarak sürdürüyor ve imzalarınızla destek istiyoruz.

Büyük Strateji Hocası, 54. Hükümetin Başbakanı Prof Dr Necmettin Erbakan’ın “Dünyanın geleceği Batıya bırakılmayacak kadar hayati öneme sahiptir anlayışı ile 15 Haziran 1997’de 8 ülke devlet başkanlarının imzaları ile Çırağan Sarayında kurduğu “D-8”, bugün dünkünden çok daha fazla hayati öneme sahiptir.

One Minute” diyerek sempati kazanana fakat gereğini yerine getirmeyen Başbakanımıza, iktidarı ve muhalefeti ile milletvekillerimize çağrıda bulunuyoruz. Siyasi, ekonomik, teknolojik, kültürel bağımsızlık anlamına gelen, ırkçı emperyalist yayılmaya karşı tüm dünyada barış ve adaleti sağlayarak, yardımlaşma ve dayanışma ortamı hazırlayacak olan büyük oluşum D-8 derhal amacına uygun bir şekilde harekete geçirilmelidir. Biz bu çağrımızı 1997’den itibaren iktidara gelen hükümetlerin tamamına özellikle 2002’den bu yana iktidarda olan AKP hükümetine defalarca ilettik. Görünen odur ki Milli Görüş kadrolarından yani Saadet Partisi’nden başkası bağımsızlık ve bağlantısız bir yol izleyemiyor. Hayra motor şerre fren olamıyor.

Yapılacak ilk seçimlerde iktidara gelme hedefine kilitlenmiş Saadet Partisi’nin Genel Başkanı ve teşkilatları ile ürkütücü gerçekleri milletimizle paylaşmaya devam ediyor uyarılarımızı yapıyoruz. Her ne pahasına olursa olsun, Merhum Liderimizden aldığımız “Yaşanabilir bir Türkiye” “Yeniden Büyük Türkiye ve Yeni Bir Dünya” ideallerini gerçekleştirmeye söz veriyor, Saadetli Yarınlar diliyoruz.

Saadet Partisi İstanbul İl Kadın Kolları

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yandex.Metrica